Saīd, Katāde’den nakleder: “Ne tasdik etti ne de namaz kıldı” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Allah’ın kitabını tasdik etmedi, Allah için namaz kılmadı. ‘Aksine, yalanladı ve yüz çevirdi’: Allah’ın ayetlerini yalanladı (1) ve O’na itaatten yüz çevirdi. ‘Yazıklar olsun sana, yazıklar olsun (34). Yine yazıklar olsun sana, yazıklar olsun’: Peş peşe gelen tehditlerdir.” (2).
Sekizinci delil: Allah Teâlâ’nın şu buyruğudur: “Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.” [Münâfikûn/9]. İbn Cüreyc şöyle demiştir: Atā b. Ebī Rebāh’ın, “Burada kastedilen farz namazdır” dediğini işittim (3).
Bu ayetin delil oluşu şöyle açıklanır: Allah, malı ve çocuğu kendisini namazdan alıkoyan kimse hakkında (4) mutlak hüsrana uğradığına hükmetmiştir. Mutlak hüsran (5) ise ancak kâfirler için söz konusudur. Çünkü Müslüman, günahları ve isyanları sebebiyle kayba uğrasa bile sonunda kazançlı çıkacaktır.
Bunu açıklayan husus şudur: Allah Teâlâ, bu ayette namazı terk edenin hüsranını çeşitli pekiştirme yollarıyla vurgulamıştır: