Hayve (1) b. Şüreyh de şöyle demiştir:
Ebū Sahr bana, Yüce Allah’ın “Onlar namazlarından gafildirler.” [Māūn/5] buyruğunu Muhammed b. Ka'b el-Kurazī’ye sorduğunu, onun da “Namazı terk eden kimsedir.” diye cevap verdiğini bildirdi. Ardından ona māūnun anlamını sormuş; o da “Malın üzerindeki (2) hakkı vermemektir.” demiştir (3).
Bu husus anlaşıldığında görülür ki Kur'an’da “vay hâline” şeklindeki tehdit hep kâfirlere yöneltilmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Vay hâline o müşriklerin! (6) Onlar zekâtı vermezler ve ahireti de inkâr ederler.” [Fussilet/6 - 7] Yine “Vay hâline her yalancı günahkârın! (7) Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir; sonra onları hiç duymamış gibi büyüklük taslayarak inadında ısrar eder.” buyruğundan “Onlar için (4) alçaltıcı bir azap vardır.” buyruğuna kadar olan ayetler de böyledir [Cāsiye/7 - 9]. Bir başka buyruğu da şöyledir: “Şiddetli bir azaptan dolayı vay hâline kâfirlerin!” [İbrahim/2]
Ancak şu iki yer bunun dışındadır: “Ölçü ve tartıda hile yapanların vay hâline!” [Mutaffifīn/1] ve “Vay