Ayetin delil oluşu şu yöndendir: Allah, Müslümanları suçlularla bir tutmayacağını, böyle bir şeyin hikmetine ve hükmüne uygun düşmeyeceğini bildirmiştir. Ardından Müslümanların karşıtı olan suçluların hâllerini anlatarak “Baldırın açığa çıkarıldığı gün” [Kalem/42] buyurmuştur. Onlar yüce Rablerine secde etmeye çağrılırlar; fakat secde etmeleri engellenir. Dünyada namaz kılanlarla birlikte O’na secde etmeyi terk etmelerinin cezası olarak, ahirette (1) Müslümanlarla birlikte secde edemezler.
Bu, onların kâfirler ve münafıklarla birlikte olduklarını gösterir. Müslümanlar secde ettiğinde bunların sırtları sığır boynuzları (2) gibi kaskatı kalır. Eğer Müslümanlardan olsalardı (3), Müslümanlara izin verildiği gibi onlara da secde etme izni verilirdi.
İkinci delil, Yüce Allah’ın şu buyruğudur:
“Her nefis, kazandıklarına karşılık rehindir (38). Ancak amel defterleri sağdan verilenler hariç (39). Onlar cennetlerde sorup soruştururlar (40), suçluların durumunu (41): ‘Sizi Sekar’a ne soktu?’ (42). Onlar şöyle derler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik (43). Yoksulu da doyurmuyorduk (44). Batıla dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk (45). Hesap gününü de yalanlıyorduk (46). Sonunda ölüm bize gelip çattı.’” [Müddessir/38 - 47].
Bu durumda iki ihtimalden biri söz konusudur: Ya bu özelliklerin her biri tek başına