kendisi için, üzerinde (1) “Allah’tan başka ilah yoktur” şahadeti bulunan bir kart çıkarılır ve bu kart günahlarından ağır gelir (2).
Kartta şahadetten başka bir şey zikredilmemiştir. Şayet başka bir şey bulunsaydı, “Sonra onun iyiliklerinin yazılı olduğu sayfalar çıkarılır (3) ve günahları tartılır (4)” denirdi. Bu hususta, “Hiçbir hayır işlememiş kimse cehennemden çıkar” sözü bize yeter. Eğer bu kimse kâfir olsaydı, cehennemde ebediyen kalır, oradan çıkamazdı.
Bu hadisler ve diğerleri, onun tekfir edilmesine ve cehennemde ebediyen kalacağına hükmedilmesine engeldir. Diğer büyük günah işleyenler için ne ölçüde ümit besleniyorsa onun için de o ölçüde ümit (5) beslenmesini gerektirir.
Şöyle dediler: Ayrıca küfür; tevhidi reddetmek, peygamberliği ve öldükten sonra dirilişi inkâr etmek, Resul’ün getirdiklerini reddetmektir. Oysa bu kimse Allah’ın birliğini kabul eder (6), Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahadet eder ve Allah’ın kabirlerde bulunanları dirilteceğine inanır = Öyleyse onun küfrüne nasıl hükmedilebilir? İman tasdiktir; onun zıddı (7) ise yalanlamaktır, ameli terk etmek değil. O hâlde tasdik eden kimseye, yalanlayıp inkâr eden kimsenin hükmü nasıl verilebilir?