sonraki namazın vakti daraldığında öldürülmesi gerekir (1).” Burada ihmalkârlık sebebiyle geciktirdiği namaz, vakti çıkıncaya kadar kılmadığı ve vakti çıktıktan sonra kılmaya çağrıldığı namazdır. Onu kılmamakta direnir ve sonraki namazın vakti daralırsa (2), kılmaya çağrıldığı namazı vakti daralıncaya kadar geciktirmesi sebebiyle öldürülür. Şeyhin söylediklerinin açıklaması budur.
Şöyle devam etmiştir: “Mezhebimizdeki bazı âlimler şöyle demiştir: İlk namazı terk ettiği için de, bir mazereti olmaksızın kılabilecek durumda olduğu hâlde kazaya kalmış herhangi bir namazı kaza etmeyi terk ettiği için de öldürülür. Çünkü bizim mezhebimize göre kaza namazının hemen kılınması gerekir (3). Buna göre ikinci namazın vaktinin daralması şartı aranmaz.”
Yine şöyle demiştir: “İlk görüş daha doğrudur. Çünkü Şāfiī ve bir grup âlime göre kazaya kalmış namazların kazası hemen yerine getirilmek zorunda olmayıp ertelenebilir. İşlenmesinin mubah mı, haram mı olduğu ihtilaflı bir fiil (4) sebebiyle kişinin öldürülmesi gerekmez.”
Ahmed’den gelen başka bir rivayete göre ise (5), ancak üç namazı terk ederse öldürülmesi gerekir,