İslâm’ın başı ve sonudur (1). Başı ve sonu ortadan kalkan her şey, bütünüyle ortadan kalkmış demektir.
İmam Ahmed şöyle demiştir: “Sonu ortadan kalkan her şey, bütünüyle ortadan kalkmış demektir. Kişinin namazı ortadan kalkarsa dini de ortadan kalkar.” (2).
Asıl anlatılmak istenen şudur: Abdullah b. Mesud’un (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiği, “Müslüman bir kimsenin kanını dökmek ancak şu üç durumdan biriyle helâl olur: Evlenmiş olup zina eden, cana karşılık can ve dinini terk eden.” (3) hadisi, namazı terk edenin öldürülmesine dair en güçlü delillerden biridir.
Bölüm
Namazı terk edenin öldürülmesi görüşünü benimseyenler, bazı meselelerde ihtilaf etmişlerdir:
Bunlardan ilki, onun tövbeye davet edilip edilmeyeceğidir.
Meşhur görüş, tövbeye davet edilmesidir. Tövbe ederse serbest bırakılır; aksi takdirde öldürülür. Bu, Şāfiī’nin (4) ve Ahmed’in (5) görüşü olup Mâlik mezhebindeki iki görüşten biridir (6).