b. Hanbel’e: ‘Sabah namazında kunut hakkında ne dersin?’ Ebu Abdullah, ‘Kunut ancak musibetler sırasında okunur’ diye cevap verdi. Ebu Sevr ona, ‘İçinde bulunduğumuz bu musibetlerden (1) daha büyük hangi musibetler olabilir?’ dedi. O da, ‘Durum böyleyse kunut okunur’ dedi.”
Esrem şöyle dedi: “Ebu Abdullah’a sabah namazında kunut hakkında sordum. ‘Evet, bir musibet meydana geldiğinde (2) okunur; nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de bir topluluğa beddua ederek kunut okumuştur’ dedi. Ona, ‘Sesini de yükseltir mi?’ diye sordum. ‘Evet, arkasında namaz kılanlar da âmin der. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de böyle yapmıştır’ dedi. Ebu Abdullah’ın, ‘Sabah namazında kunut rükûdan sonra okunur’ dediğini de işittim.
Kendisine soru sorulduğunda (3), sabah namazında kunut hakkında (4) şöyle dediğini de işittim: ‘Müslümanların başına bir musibet geldiğinde imam kunut okur, arkasında namaz kılanlar da âmin der.’ Sonra, ‘Bu kâfirin insanların başına getirdiği musibet gibi’ dedi; Babek’i (5) kastediyordu.”