Ebu Abdullah’a, “Sahih hadis (2) kunutun ancak rükûdan sonra okunduğunu bildiriyorsa, neden rükûdan önce okunmasına izin veriyorsun (1)?” diye sordum.
Şöyle cevap verdi: “Sabah namazında kunut rükûdan sonra okunur. Vitirde de rükûdan sonra okunmasını tercih ederiz. Bununla birlikte, Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem ashabının uygulamaları ve bu konudaki farklı tutumları sebebiyle, rükûdan önce kunut okumakta bir sakınca yoktur. Sabah namazında ise rükûdan sonra okunur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem musibetler sırasında kunut okumuş, sonra bunu bırakmıştır. Dolayısıyla kunut okuması da sünnettir, bırakması da sünnettir. Bütün hadisler buna delalet eder; sünnetin farklı rivayetleri de bu şekilde birbiriyle uyumlu olur.”
Abdullah b. Ahmed (3) şöyle dedi: “Babama kunutun hangi namazda okunacağını sordum. Şöyle cevap verdi: ‘Vitir namazında (4), rükûdan sonra okunur. Bir kimse, Hz. Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem güçsüz bırakılmış kimseler için dua etmek üzere kunut okuduğuna dair rivayete uyarak sabah namazında kunut okursa bunda bir sakınca yoktur. Bir kimsenin cemaate namaz kıldırırken kunut okuyarak onlar için dua etmesinde ve Yüce Allah’tan yardım dilemesinde de bir sakınca yoktur.’”
İshak el-Harbī (5) şöyle dedi: “Ebu Sevr’in Ebu Abdullah Ahmed’e şöyle dediğini işittim: