İbn Abbas (1) şöyle demiştir: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bir ay boyunca aralıksız olarak öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarının her birinin sonunda, son rekâtta ‘Allah, kendisine hamd edeni işitir’ dedikten sonra kunut okudu. Süleymoğullarının bir boyuna beddua ediyor, arkasındakiler de âmin diyordu.” Bunu Ahmed (2) ve Ebu Davud (3) rivayet etmiştir.
Gördüğün gibi hadisler, kunutun son rekâtta, rükûdan sonra okunduğu ve sürekli bir uygulama olmayıp geçici bir sebeple yapıldığı hususunda birleşmektedir.
Sahīh-i Müslim’de (4) Enes’ten şöyle rivayet edilmiştir: “Bir ay boyunca (5) Arap kabilelerinden bazı boylara beddua ederek kunut okudu, sonra bunu bıraktı.” İmam Ahmed’in rivayetinde ise (6), “Bir ay boyunca kunut okudu, sonra bunu bıraktı” denilmektedir.
Ebu Mālik el-Eşcaī şöyle demiştir: Babama, “Babacığım! Sen Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Ebu Bekir’in, Ömer’in, Osman’ın ve burada, Kûfe’de yaklaşık beş (7) yıl boyunca Ali’nin arkasında namaz kıldın= Onlar kunut okurlar mıydı?” diye sordum. “Yavrucuğum! Bu, sonradan ortaya çıkmış bir uygulamadır” dedi. Şöyle demiştir: