sabah namazında, Ri‘l ve Zekvān’a beddua ederek.” (1) İbn Sīrīn şöyle demiştir: “Enes’e, ‘Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazında kunut okudu mu (2)?’ diye sordum. ‘Evet, rükûdan sonra kısa bir süre okudu’ dedi.” İbn Sīrīn, Enes’ten şöyle nakletmiştir: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir ay boyunca sabah namazında rükûdan sonra kunut okuyarak Usayye’ye beddua etti.” (3) Bu hadislerin tamamını Buhārī ve Müslim rivayet etmiştir.
Enes’i en iyi tanıyan bu kimseler, onun kunutun rükûdan sonra okunduğunu bildirdiğini nakletmişlerdir. Enes’e kunut hakkında soru sorulduğunda, “Biz rükûdan önce de sonra da kunut yapardık” (4) dediğini nakleden de Humeyd’dir. Burada kunuttan kastedilen, kıyamı uzun tutmaktır.
Ebu Hureyre de Enes’in bildirdiğinin aynısını nakletmiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem rükûdan sonra kunut okumuş; “Allah, kendisine hamd edeni işitir” dedikten sonra, secdeye varmadan önce şöyle dua etmiştir: “Allah’ım! Ayyāsh b. Ebū Rebīa’yı, Velīd b. Velīd’i, Seleme b. Hishām’ı ve müminlerden güçsüz bırakılanları kurtar (5).” Bunu Buhārī ve Müslim rivayet etmiştir (6).
İbn Ömer de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi rükûdan başını kaldırdığında