16
Sonra “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” (1) derdi. Bazen de “Kovulmuş şeytandan; onun kibre sürüklemesinden, kötü şiirler telkin etmesinden ve deliliğe düşürmesinden Allah’a sığınırım” (2) derdi. Bazen ise “Allah’ım! Kovulmuş şeytandan; onun deliliğe düşürmesinden, kibre sürüklemesinden ve kötü şiirler telkin etmesinden sana sığınırım” (3) derdi.
Ardından Fâtiha suresini okurdu. Namaz sesli kıraat edilen bir namaz ise (4), kıraatini cemaate duyurur; fakat “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” sözünü onlara duyurmazdı. Besmeleyi okuyup okumadığını (5) en iyi Rabbi bilir (6). Kıraatinde her ayeti ayrı ayrı okur, “Âlemlerin Rabbi” sözünün sonunda dururdu,
(1) Hâfız İbn Hacer, et-Talkhīs’te (1/230) şöyle demiştir: “Müellifin, ‘İstiâze lafzının “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” olduğuna dair rivayet gelmiştir’ sözü, belirttiği gibidir… Ebū Dāvūd’un el-Marāsīl’inde [32], Hasan’dan, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım’ diyerek istiâzede bulunduğu nakledilmiştir.” Elbānī, el-Irwā’da (342) buna itiraz ederek şöyle demiştir: “Sahihtir; ancak ileride zikredilecek iki ilaveyle birlikte. Bu iki ilave olmaksızın rivayetin bir aslını bilmiyorum; her ne kadar Hâfız İbn Hacer et-Talkhīs’te bunun aksini düşündürmüş olsa da… Ayrıca bu ilave, Ebū Dāvūd’un el-Marāsīl’indeki Hasan rivayetinde de bulunmaktadır.”
(2) Cübeyr b. Mut‘im’den (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen bu hadisin kaynakları ve bu lafzın İbn Hibbān’a ait olduğu az önce belirtilmiştir.
(3) Cübeyr b. Mut‘im’den (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen bu hadisin kaynakları az önce belirtilmiştir.
(4) ض nüshasında: “kāna (idi)”.
(5) “kāna (idi)” kelimesi ض nüshasında yoktur.
(6) Müellif, Zād’da (1/207), besmelenin sesli okunmasına dair hadisler hakkında şöyle demiştir: “Bu hadislerin sahih olanları açık bir delalet taşımamakta, açık bir delalet taşıyanları ise sahih bulunmamaktadır. Bu konu, hacimli bir cilt gerektirir.”
ثُمَّ يقول: «أعوذ بالله من الشَّيطان الرَّجيم» (١)، ورُبَّما قال: «أعوذ بالله من الشَّيطان الرَّجيم، من نفْخِه ونفْثِه وهَمْزِه» (٢). ورُبَّما قال: «اللَّهُمَّ إنِّي أعوذ بك من الشَّيطان الرَّجيم، وهَمْزِه ونفْخِه ونفْثِه» (٣).
ثم يقرأ فاتحة الكتاب، فإنْ كانت (٤) الصَّلاة جهرية أسْمَعَهُم القراءة، ولم يُسْمِعهم «بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ»، فربُّه أعلم هل كان (٥) يقرؤها أم لا (٦). وكان يقطِّع قراءته آيةً آيةً، ثُمَّ يقف على ﴿رَبِّ الْعَالَمِينَ﴾،
(١) قال الحافظ في التلخيص (١/ ٢٣٠): «قوله: ورد الخبر بأنَّ صيغة التعوُّذ «أعوذ بالله من الشيطان الرجيم» هو كما قال … وفي مراسيل أبي داود [٣٢] عن الحسن: أنَّ رسول الله ﷺ كان يتعوَّذ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم». وقد تعقَّبه الألباني في الإرواء (٣٤٢)، فقال: «صحيحٌ لكن بزيادتين يأتي ذكرهما، أمَّا بدونهما فلا أعلم له أصلًا، وإن أوْهَم خلاف ذلك الحافظ ابن حجر
في التلخيص .. ثم إنَّ هذه الزيادة هي في حديث الحسن أيضًا في مراسيل
أبي داود».
(٢) تقدَّم تخريجه قريبًا من حديث جبير بن مطعم ﵁، وأنَّه لفظ ابن حبَّان.
(٣) تقدَّم تخريجه قريبًا، من حديث جبير بن مطعم ﵁.
(٤) ض: «كان».
(٥) «كان» ليست في ض.
(٦) قال المصنِّف في الزاد (١/ ٢٠٧) عن أحاديث الجهر بها: «صحيحُ تلك الأحاديث غير صريحٍ، وصريحُها غير صحيحٍ، وهذا موضع يستدعي مجلَّدًا ضخمًا».