şairin de dediği gibi (1):
“O, korunaklı orta yerdeydi; olaylar sardı çevresini,
Sonunda kendisi kenarda kaldı.”
Şu hâlde yüce Rabbin koyduğu şeriat ile takdiri, işlerde en hayırlı olanın orta yolu tutmak olduğunda birleşmiştir.
“Sahâbenin Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem), onun sesine ve okuyuşuna duyduğu sevgi, onun uzatmasına katlanmalarını sağlar; bu yüzden bunda bir zorluk hissetmezler” şeklindeki sözlerine gelince: Allah’a yemin olsun ki (2), durum söyledikleri gibidir (3). Hatta ona duydukları sevgi, onları onun uğrunda canlarını ve mallarını ortaya koymaya, onun aziz canını kendi canlarıyla korumaya sevk eder. Bu yüzden onun önünde ölüme, sevenin sevdiğinin rızasına yöneldiği gibi ilerlerlerdi.
Allah’a yemin olsun ki, ondan sonra kıyamete kadar ona tâbi olanların hâli de budur. Sünnetine uyarken (4) kınayanın kınamasından çekinmezler; ayıplayanın ayıplaması da onları (5) bundan vazgeçirmez. Onlar katlanırlar