“Sahīhayn (1)”da yer alan rivayete göre Muaz, Bakara suresini okumuştur. Bazı raviler ise tereddüt ederek “Bakara veya Nisâ suresini” demiştir. Onun “Kıyamet yaklaştı” ayetiyle başlayan sureyi okuduğuna ilişkin olay, “Sahīh”te zikredilmemiştir. “Sahīhayn”da (2) yer alan rivayetin sahih olması, bu rivayete göre daha kuvvetlidir.
Câbir, hadisi iyi muhafaza ederek şöyle nakletmiştir: “Muaz, Peygamber’le —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— yatsı namazını kılar, ardından kendi topluluğuna gelip onlara imamlık yapardı. Bir defasında namaza Bakara suresini okuyarak başladı.” Ardından olayı anlatmıştır. İşte Câbir, onun bunu bir defa yaptığını ve Bakara suresini okuduğunu tereddütsüz bildirmiştir. Bu hadisin sahih olduğu hususunda ittifak vardır; Buhârî ve Müslim onu “Sahīhayn”da (3) rivayet etmişlerdir. Allah en doğrusunu bilir.
Bölüm
Böylece anlaşılmıştır ki Resûlullah’ın —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— yasakladığı gereksiz yere derinleşmek, söz ve davranışta aşırılığa gitmek ve işi zorlaştırmak; onun ve ashabının yoluna, onların benimsediği uygulamalara aykırı olandır. Onun ve kendisinden sonra gelen halifelerinin yaptıklarına uygun davranmak ise, kim kabul etmese veya bunun mahiyetini bilmese de, ona tam anlamıyla uymaktır.
Şu hâlde gereksiz yere derinleşmek ve söz ve davranışta aşırılığa gitmek; onun getirdiğine (4) aykırı davranmak, bunun sınırlarını aşmak ve bu hususta aşırıya kaçmaktır.