ilkidir (1)” (2).
Allah aşkına, ne şaşılacak şey! Bu hususta ona uymayı haram yahut mekruh kılan nedir? Biz ise şöyle diyoruz: Hayır! Onu hak ile gönderene yemin olsun ki bu hususta ona uymak, Allah’ın ve Resûlü’nün rızasına vesiledir; kim bunu terk ederse etsin.
Saīd b. Abdurrahman b. Ebü’l-Amyā’nın rivayet ettiği hadise gelince: Sehl b. Ebū Ümāme, Enes b. Mālik’in yanına (3) girmiş ve onu, yolcu namazını andıran hafif bir namaz kılarken görmüştür. Enes, “Bu, Resûlullah’ın —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— namazıdır” (4) demiştir. Bu rivayeti yalnızca İbn Ebü’l-Amyā nakletmiştir; kendisi de neredeyse meçhul bir râvidir. Enes’ten gelen sahih hadislerin tamamı (5) bu rivayete aykırıdır. Enes bunu nasıl söylemiş olabilir? Oysa gördüğü kimseler arasında namazı Resûlullah’ın —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— namazına en çok benzeyen (6) kişinin Ömer b. Abdülaziz olduğunu söyleyen de kendisidir. Ömer, tesbihleri onar defa söylerdi. Enes’in kendisi de rükûdan başını kaldırınca, “Unuttu” denilecek kadar beklerdi; aynı şekilde (7) arada da