Kitāb al-Ṣalāhİbn Kayyim

tek bir cuma namazında bile bu iki surenin sonundaki üç (1) ayetle. Buna karşılık birçok kimse onun sünnetini terk ederek bu surelerin yalnızca son kısımlarını okumakla yetindi (2); ikisini baştan sona hiç okumadı.

Cuma günü sabah namazında da “Tenzīl” adıyla anılan Secde suresi ile “Hel etā alā’l-insān” [İnsan/1] diye başlayan İnsan suresini iki rekâtta baştan sona, ağır ağır, acele etmeden ve tane tane okurdu (3). Fakat birçok imam bu uygulamayı terk ederek her iki sureden birer bölüm okumakla veya iki rekâtta bu surelerden yalnızca birini okumakla yetindi (4). İkisini de baştan sona okuyanların birçoğu ise bunları hızla, peş peşe okuyup geçmektedir. İmamın böyle okuması mekruhtur. Bütün bunlar, onun —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— yolundan kaçıştır.

Kendilerine (5) alışıp benimsedikleri uygulamalara aykırı (6) sahih bir hadis geldiğinde, “Bu neshedilmiştir yahut icmâya aykırıdır” derler. Onlara göre bunun ölçütü, hadisin kendi sözlerine aykırı olmasıdır.

Namazı uzun tutmaya dair hadisler neshedilmiş olsaydı, Resûlullah’ın —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— ashabı

(1) Hā: “thalāth” (üç). (2) Dād: “wa-qtasara” (ve yetindi). “Ba‘d” (bazı) kelimesi Hā ve Tā’da yoktur. (3) Buhârî (891) ve Müslim’in (880) Ebū Hureyre’den (Allah ondan razı olsun) naklettiği hadise işaret etmektedir. Bunun benzeri, Müslim’in İbn Abbas’tan (Allah her ikisinden de razı olsun) naklettiği rivayet olarak az önce geçti. (4) Dād: “wa-qtasara” (ve yetindi). (5) Hā: “jā’a” (geldi); Tā: “jā’ahu” (ona geldi). (6) Hā ve Tā: “khālafa” (aykırı oldu).
على الثلاث (١) آيات من آخرهما في جمعةٍ واحدةٍ أصلًا. فعطَّل كثيرٌ من الناس سُنَّته، فاقتصر (٢) على آخرهما، ولم يقرأ بهما كاملتين أصلًا. وكذلك كان يقرأ في فجر يوم الجمعة سورة ﴿تَنْزِيلُ﴾ السَّجدة، و ﴿هَلْ أَتَى عَلَى الْإِنْسَانِ﴾ [الإنسان/١] كاملتين في الركعتين، مع قراءته المترسِّلة على مُهْلةٍ وتأنٍّ (٣). فعطَّل كثيرٌ من الأئمَّة ذلك، واقتصروا (٤) على بعض هذه وهذه، أو على إحدى السُّورتين في الرَّكعتين. ومن يقرأ بهما كاملتين فكثيرٌ منهم يقرأ بهما هذًّا بسرعة، وهذا مكروهٌ للإمام. وكُلُّ هذا فِرار من هَدْيِه ﷺ. فإنْ جاءهم (٥) حديثٌ صحيحٌ يخالف (٦) ما ألِفُوه واعتادوه قالوا: هذا منسوخٌ، أوخلاف الإجماع، والعيار على ذلك عندهم مخالفة أقوالهم. ولو كانت أحاديث التَّطويل منسوخةً لكان أصحاب رسول الله ﷺ
(١) هـ: «ثلاث». (٢) ض: «واقتصر». و «بعض» ليست في هـ وط. (٣) يشير إلى ما أخرجه البخاري (٨٩١)، ومسلم (٨٨٠)، من حديث أبي هريرة ﵁، وتقدَّم قريبًا نحوه من حديث ابن عباس ﵄ عند مسلمٍ. (٤) ض: «واقتصر». (٥) هـ: «جاء»، ط: «جاءه». (٦) هـ وط: «خالف».

Şirket

  • Hakkımızda
  • Fiyatlandırma
  • Neden Çevirelim?

Destek

  • Bize ulaşın
  • Hata bildir
  • Bize destek olun
  • Bağış yap
  • Yapay Zeka Mücadele Arenası

Bizi takip edin

© 2026 Kutub. Tüm hakları saklıdır.
Şartlar ve koşullarGizlilik politikasıÇerezler