kişinin namazını uzun tutması ve hutbesini kısa kesmesi, dini iyi kavradığının bir belirtisidir. Öyleyse namazı uzun tutun, hutbeyi kısa kesin.” Ma’inna kelimesi “alâmet” demektir.
Namaz hırsızlarına göre ise namazda acele etmek, dini iyi kavramanın belirtilerindendir. Kişi namazın rükûundan, secdesinden ve rükünlerinden ne kadar çalarsa (1), bu onun faziletinin ve dinî anlayışının bir göstergesi sayılır.
Sahīh-i İbn Hibbān’da (2) ve Nesāī’nin Sünen’inde (3), Abdullah b. Ebī Evfā’nın şöyle dediği rivayet edilir: “Resûlullah —Allah’ın salât ve selâmı üzerine olsun— çok zikreder, boş sözü az söyler, namazı uzun tutar, hutbeyi kısa keserdi. Dul kadın ve yoksulla birlikte yürümeyi (4) kendisi için küçüklük saymaz, onların ihtiyaçlarını giderirdi.”
İşte bu onun uygulaması, yukarıdaki de insanların bir araya geldikleri cuma namazı gibi namazlar hakkındaki sözüdür. O namazda Cuma ve Münāfikūn surelerinin her ikisini de baştan sona okurdu (5) ve yetinmezdi