Aynı şekilde, “ve namazlar” sözü de böyledir. Namazla ibadet edilmeye yalnızca Allah azze ve celle layıktır. O’ndan başkasına namaz kılmak (1), küfrün ve Allah’a şirk koşmanın en büyük biçimlerindendir.
“Ve güzel, temiz olanlar” sözü de böyledir. Bu, nitelediği isim zikredilmemiş bir sıfattır (2). Yani sözlerin (3), fiillerin, sıfatların ve isimlerin güzel ve temiz olanları yalnızca Allah’a aittir (4).
O pak ve güzeldir; sözü de pak ve güzeldir (5). Fiilleri güzel ve temizdir. Sıfatları güzellik ve temizlikte en üstündür; isimleri de en güzel ve en temiz isimlerdir. O’nun adı “Tayyib”dir. O’ndan ancak güzel ve temiz olan çıkar; O’na ancak güzel ve temiz olan yükselir; O’na ancak güzel ve temiz olan yaklaşır. O, her bakımdan pak ve güzeldir. “Güzel sözler O’na yükselir.” [Fâtır/10] O’nun fiili güzel ve temizdir; güzel ve temiz amel de O’na yükselir.
Güzel ve temiz olanların hepsi O’na aittir; O’na nispet edilir (6), O’ndan kaynaklanır ve O’na ulaşır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Allah pak ve güzeldir; güzel ve temiz olandan başkasını kabul etmez (7).” (8) Rukye hadisinde ise