rükû ve secdeden.
Bölüm
Ardından tekbir getirir ve ellerini kaldırmadan Allah’a secdeye kapanır. Çünkü yüz nasıl yere iniyorsa eller de secde için yere iner (1). Eller, kendilerine düşen kulluğu yerine getirmek üzere yere iner (2); bu da onları kaldırmaya ihtiyaç bırakmaz. Bu sebeple başı secdeden kaldırırken elleri kaldırmak meşru kılınmamıştır. Çünkü eller, başla birlikte yere konulduğu gibi onunla birlikte kaldırılır (3). Secde, en mükemmel biçimde (4), kulluğu en güçlü şekilde ifade edecek ve bütün uzuvları en geniş biçimde kapsayacak şekilde meşru kılınmıştır; böylece (5) bedenin her bir parçası kulluktan payını alır.
Secde, namazın sırrı, en büyük rüknü ve rekâtın sonudur. Ondan önceki rükünler, ona hazırlık niteliğindedir. Bu bakımdan hacdaki ziyaret tavafına benzer (6). Çünkü ziyaret tavafı haccın asıl gayesi, Allah’ın huzuruna girip O’nu ziyaret etme yeridir; ondan önceki ibadetler ise ona hazırlık niteliğindedir. Bu sebeple kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede bulunduğu andır (7). Ve en faziletli