Namazdaki zikirlerin en faziletlisi kıyam zikridir. Namaz kılanın en güzel duruşları (1) da kıyam duruşlarıdır (2). Bu sebeple kıyam; hamde, övgüye, Allah’ın yüceliğini dile getirmeye ve yüce Rabbin kelâmını okumaya ayrılmıştır. Rükû ve secdede Kur’an okumak da bu yüzden yasaklanmıştır. Çünkü bunlar zillet, boyun eğme, eğilme ve alçalma hâlleridir. Bu sebeple bu iki duruşa uygun zikirler meşru kılınmıştır (3). Rükû edenin, kendisi alçalıp eğilirken (4) ve boyun eğerken Rabbinin azametini anması; Allah’ın azamet sıfatıyla (5), kibriyasına, celâline (6) ve azametine aykırı her şeyden yüce olarak anılması meşru kılınmıştır.
Rükû edenin söyleyebileceği en faziletli söz, hiç şüphesiz, “Azamet sahibi Rabbimi her türlü eksiklikten tenzih ederim” sözüdür. Çünkü Allah, kullarına bunu emretmiştir. O’nun emirlerini tebliğ eden, O’nunla kulları arasındaki elçi de bu zikrin yerini rükû olarak belirlemiştir. “Öyleyse azamet sahibi Rabbinin adını tesbih et.” [Vâkıa/74] ayeti indiğinde, “Bunu rükûunuzda söyleyin.” buyurmuştur (7).
Birçok âlim, bu zikri kasten terk edenin namazını geçersiz saymış ve secdeyi gerekli görmüştür