Kitāb al-Ṣalāhİbn Kayyim

Sonra, O’nun nimetine (1) yalnızca bu hidayete erişenlerin mazhar olduğunu açıkladı. “Gazaba uğrayanlar” bunlardan değildir; onlar (2) hakkı bildikleri hâlde ona uymayanlardır. “Sapıtanlar” da bunlardan değildir; onlar ise Allah’a bilgisizce ibadet edenlerdir.

Bu iki topluluğun ortak yönü, Allah hakkında (3), O’nun yaratması, emri, isimleri ve sıfatları konusunda bilgisizce konuşmalarıdır. Nimete mazhar olanın yolu ise ilim ve amel bakımından bütün bâtıl ehlinin yollarından farklıdır.

Kul, bu övgü, dua ve tevhidi tamamlayınca, bunları bir mühür gibi âmin sözüyle mühürlemesi meşru kılınmıştır. Böylece göklerdeki meleklerle aynı sözü söylemiş olur. Âmin demek, elleri kaldırmak gibi, namazın süslerindendir (4). Elleri kaldırmak ise namazın süsü (5), sünnete uyma, Allah’ın emrini yüceltme, ellerin kulluğu (6) ve bir rükünden diğerine geçişin (7) göstergesidir.

Ardından, kalbi de hazır ve şahit olarak Rabbine O’nun kelâmıyla münacatta bulunmaya ve bu kelâmı imamdan sessizce dinlemeye başlar.

(1) س: “Bi-ni‘amihi” (O’nun nimetlerine). (2) “Hādhihi al-hidāya .. wa-hum” (bu hidayet .. ve onlar) ibaresi هـ nüshasında yoktur. (3) “‘Alā Allāh” (Allah hakkında) ibaresi هـ ve ط nüshalarında yoktur. (4) س: “Rutba” (mertebe). Bundan sonraki geçtiği yerde de böyledir. (5) “Ka-raf‘ .. al-salāh” (kaldırmak gibi .. namaz) ibaresi ض nüshasında yoktur. (6) س ve ض: “‘Ubūdiyyatihi” (onun kulluğu). ط: “Al-yadayn” (iki el). (7) ض: “Lil-intiqāl” (geçiş için).
ثم بيَّن أنَّ أهل هذه الهداية هم المختصُّون بنعمته (١)، دون ﴿الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ﴾، وهم (٢) الذين عرفوا الحق ولم يتَّبعُوه، ودون ﴿الضَّالِّينَ﴾، وهم الذين عبدوا الله بغير علمٍ. فالطَّائفتان اشتركتا في القول على الله (٣) في خلقه، وأمره، وأسمائه وصفاته بغير علمٍ. فسبيل المُنْعَمِ عليه مغايرةٌ لسبيل أهل الباطل كُلِّها علمًا وعملًا. فلمَّا فرغ من هذا الثَّناء والدُّعاء والتَّوحيد شرع له أنْ يطبع على ذلك بطابعٍ من التَّأمين، يكون كالخاتم له، وافق فيه ملائكة السَّماء. وهذا التَّأمين من زِينة (٤) الصَّلاة، كرفع اليَدَيْن الذي هو زِينة الصَّلاة (٥)، واتباع للسُّنَّة، وتعظيم أمر الله، وعبوديَّة لليَدَيْن (٦)، وشعار الانتقال (٧) من ركنٍ إلى ركنٍ. ثم يأخذ في مناجاة ربِّه بكلامه، واستماعه من الإمام بالإنصات، وحضور القلب وشهوده.
(١) س: «بنعمه». (٢) «هذه الهداية .. وهم» سقطت من هـ. (٣) «على الله» سقطت من هـ وط. (٤) س: «رتبة». وكذا في الموضع التَّالي بعده. (٥) «كرفع .. الصلاة» ليست في ض. (٦) س وض: «عبوديته». ط: «اليدين». (٧) ض: «للانتقال».

Şirket

  • Hakkımızda
  • Fiyatlandırma
  • Neden Çevirelim?

Destek

  • Bize ulaşın
  • Hata bildir
  • Bize destek olun
  • Bağış yap
  • Yapay Zeka Mücadele Arenası

Bizi takip edin

© 2026 Kutub. Tüm hakları saklıdır.
Şartlar ve koşullarGizlilik politikasıÇerezler