yerde ya da gökte herhangi bir şeyin zarar vermesine imkân bırakmaz—, o ismin sahibinin şanı daha yüce ve daha uludur.
“Şanı yücedir” demek, O’nun azametinin her türlü büyüklüğün üstünde, şanının her türlü şandan yüce ve hükümranlığının bütün hükümranlıklara üstün olması demektir. O’nun şanı; mülkünde ve rubûbiyetinde, ilâhlığında, fiillerinde veya sıfatlarında bir ortağının bulunmasından yücedir. Nitekim iman eden (1) cinler şöyle demiştir: “Rabbimizin şanı çok yücedir; O, ne bir eş edinmiştir ne de bir çocuk.” [Cin/3] Bu sözlerde, isim ve sıfatların hakikatlerini (2) bilen ve bu hakikatleri geçersiz saymayan kimsenin kalbine nice tecelliler vardır (3)!
“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” dediğinde, sapasağlam sığınağına sığınmış; kendisini Rabbinden koparmak, O’na yakın olmaktan uzaklaştırmak ve böylece daha kötü bir hâle düşürmek isteyen düşmanına karşı Allah’ın kudret ve kuvvetine tutunmuş olur (4).
“Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” [Fâtiha/2] dediğinde bir an duraklar (5)