ve Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) namazı dengeliydi (1); kıyamı ve oturuşu kısa tutar, rükû ve secdeyi uzatırdı.” Bu, sahih bir hadistir (2).
Buhārī ve Müslim’in Sahih’lerinde (3), Cābir b. Abdullah’tan şöyle rivayet edilmiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), cemaatine yatsı namazını uzun kıldıran Muāz’a üç defa: “Sen insanları fitneye düşüren biri misin (4)?” yahut “Sen fitneye sebep olan biri misin?” buyurdu. “Neden ‘Yüce Rabbinin adını tesbih et’ [A‘lā/1], ‘Güneşe ve onun kuşluk aydınlığına andolsun’ [Şems/1] ve ‘Karanlığıyla etrafı bürüyen geceye andolsun’ [Leyl/1] sureleriyle namaz kıldırmadın? Çünkü senin arkanda yaşlılar, güçsüzler ve işi olanlar da namaz kılıyor (5).”
Muāz b. Abdullah el-Cühenī’den rivayet edildiğine göre, Cüheyne kabilesinden bir adam ona şöyle anlatmıştır: “Peygamber’in (6) (sallallahu aleyhi ve sellem), sabah namazının her iki rekâtında da ‘Yer sarsıldığı zaman’ [Zilzāl/1] suresini okuduğunu işittim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) unuttu mu (7), yoksa bunu bilerek mi okudu, bilmiyorum.”