ve bunları yadırgamış, Resûlullah’ın ﷺ uygulamasının bunun aksine olduğunu bildirmiştir. İnşallah bunu ileride ayrıntılarıyla göreceksin.
Nitekim Buhārī ve Müslim’in Sahīh’lerinde (1) Enes’in (Allah ondan razı olsun) şöyle dediği rivayet edilir: “Resûlullah ﷺ namazı kısa tutar ve eksiksiz kılardı.”
Yine Buhārī ve Müslim’in Sahīh’lerinde (2) onun şöyle dediği rivayet edilir: “Hiçbir imamın arkasında, Peygamber’in ﷺ namazından daha hafif ve daha eksiksiz bir namaz kılmadım.” Buhārī şu ilaveyi nakleder: “Çocuğun ağladığını duyunca, annesinin sıkıntıya düşmesinden (3) korkarak namazı kısa tutardı.” Böylece Enes, onun ﷺ namazını hem kısa hem de eksiksiz olarak nitelemiştir.
Burada kısalıktan maksat, onun uygulamasındaki kısalıktır; namazının ne kadar sürdüğünü bilmeyenlerin düşündüğü (4) kısalık değildir. Çünkü kısalık, göreli (5) ve kıyaslamaya bağlı bir husustur; ölçüsü sünnettir, imamın ve arkasında namaz kılanların arzusu (6) değildir.
Nitekim sabah namazında altmış ile yüz âyet arasında okuduğunda (7), bu, namazı kısa tutmak sayılıyordu