Bölüm
On birinci meseleye (1), yani Resûlullah’ın ﷺ namazının ne kadar uzun olduğuna gelince: Bu, en değerli ve en önemli meselelerden biridir. İnsanların bunu bilmeye olan ihtiyacı, yeme ve içmeye olan ihtiyaçlarından daha büyüktür. Ne var ki insanlar, Enes b. Mālik’in (Allah ondan razı olsun) zamanından beri bunu ihmal etmişlerdir.
Nitekim Sahīh-i Buhārī’de (2) Zührī’nin şöyle dediği rivayet edilir: Şam’da Enes b. Mālik’in yanına girdim; ağlıyordu. Ona (3), “Seni ağlatan nedir?” diye sordum. Şöyle dedi: “Yetiştiğim dönemde gördüklerimden şu namaz dışında hiçbir şeyi artık tanıyamıyorum. Bu namaz da zayi edildi.”
Musa b. İsmail şöyle demiştir: Bize Mehdī, Gaylān’dan, o da Enes’ten rivayet etti. Enes, “Peygamber’in ﷺ zamanında olan şeylerden hiçbirini artık tanıyamıyorum!” dedi. Kendisine, “Peki ya namaz?” diye soruldu. “Onu da ne hâle getirdiğiniz ortada değil mi! (4)” diye cevap verdi. Buhārī (5) bu rivayeti Musa’dan nakletmiştir.
Enes (Allah ondan razı olsun), uzun bir ömür sürerek namazın rükünlerinin, vakitlerinin, rükû ve secdedeki tesbihlerinin (6) ve rükünler arası geçiş tekbirlerinin eksiksiz getirilmesinin ihmal edilişine şahit olmuş