namazının (1) tamamında.” Bu hadisin sahihliği üzerinde ittifak edilmiştir. Buradaki lafız Buhârî’ye aittir (2).
Bu hadis, namaza başlamak için mutlaka tekbir getirilmesi gerektiğine ve başka bir şeyin onun yerini tutmayacağına delildir; tıpkı abdest almanın ve kıbleye yönelmenin zorunlu olması (3) gibi.
Kur’an okumanın zorunlu olduğuna da delildir. Okunacak kısmın, kolayına gelenle sınırlandırılması (4), başka bir delilin Fâtiha okumayı zorunlu kılmasına engel değildir. Çünkü bunu söyleyen, “Fâtiha okunmayan her namaz eksiktir.” (5) diyenin de kendisidir. Yine, “Fâtiha okumayanın namazı yoktur.” (6) buyuran da odur. Onun sünnetinin (7) bir kısmı diğer kısmıyla çelişecek şekilde yorumlanamaz.
Bu hadiste (8), sükûnet bulmanın zorunlu olduğuna ve bunu terk eden kişinin kendisine emredileni yerine getirmediğine de delil vardır. Dolayısıyla emrin gereğini yerine getirme yükümlülüğü devam eder. Onun rükûda sükûnet bulmayı, rükûdan kalkarken ise tam olarak doğrulmayı emretmesine dikkat et. Çünkü rükûdan doğrulma rüknünde, tam olarak doğrulmadıkça yalnızca sükûnet bulmak yeterli değildir