sırf müstehap olan bir amel uğruna vaktinden önce.
İkincisi: Hasta kimse cemaatle namaz kılarken ayakta duramıyor, fakat tek başına kıldığında ayakta durabiliyorsa, cemaatle namaz kılar ve kıyamı terk eder. Namazın bir rüknünün sırf müstehap olan bir amel için terk edilmesi düşünülemez.
Üçüncüsü: Cemaattekiler korku hâlinde imamdan ayrılır, namaz sırasında çokça hareket eder ve namazın ortasında imamı tek başına bırakırlar. Bütün bunlar cemaatle namaz kılabilmek içindir. Oysa bunlara başvurmadan tek başlarına namaz kılmaları mümkündü (1). Kişinin dilerse yapıp dilerse yapmayacağı müstehap bir iş uğruna bunlara ve benzeri uygulamalara başvurulması düşünülemez. Başarıya ulaştıran Allah’tır.
Bölüm
Dokuzuncu meseleye (2) gelince: Kişi cemaatle namazı evinde kılabilir mi, yoksa mutlaka mescitte mi kılması gerekir? Bu meselede âlimlerin iki görüşü vardır. Bunlar aynı zamanda İmam Ahmed’den nakledilen iki rivayettir (3).