Resûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) bir kimsenin oturarak namaz kılması hakkında. O da şöyle buyurdu: ‘Ayakta namaz kılanın namazı daha faziletlidir. Oturarak namaz kılan, ayakta kılanın sevabının yarısını alır. Yatarak namaz kılan ise oturarak kılanın sevabının yarısını alır (1).’” Bu, yalnızca mazeretli kimse hakkındadır. Aksi takdirde, namaz farz ise mazereti olmayan kimse hiçbir sevap alamaz.
Namaz nafile ise yan yatarak kılması caiz değildir. Çünkü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatında bir gün bile böyle namaz kılmamıştır. Ashabından (2) hiçbiri de çeşitli ibadetleri yerine getirmeye ve her türlü hayrı işlemeye son derece istekli olmalarına rağmen bunu asla yapmamıştır.
Bu sebeple ümmetin çoğunluğu bunu caiz görmez. Oturmaya gücü yetmeyen kimse dışında hiç kimsenin yan yatarak namaz kılması caiz değildir (3). Nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), İmrān b. Husayn’a şöyle buyurmuştur: “Ayakta namaz kıl; buna gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan yatarak kıl” (4). Her iki hadisin râvisi de İmrān İbnü’l-Husayn’dır (5); bunları Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) soran da odur.