bu görüş, efendisinden kaçan kölenin namazının (1) ve içki içenin namazının kırk gün boyunca kabul edilmemesiyle (2) çürütülemez; çünkü bu durumlarda namazın kabul edilmemesi, namaza eşlik eden haram bir fiilin işlenmesi ve bunun namazın sevabını ortadan kaldırması sebebiyledir.”
Şöyle demişlerdir: “Tek başına namaz kılanın namazı geçerli olsaydı, İbn Abbas onun hakkında ‘O, cehennemdedir’ demezdi.”
Şöyle demişlerdir: “Yine onun namazı geçerli olsaydı, cemaatle kılmak farz olmazdı. Çünkü ancak kendisine emredileni yerine getiren kimsenin ibadeti geçerli olur (3). Cemaatle kılmanın farz olduğuna dair yeterince delil zikrettik.”
Cemaat olmadan kılınan namazı geçerli sayanlar ise şöyle demişlerdir —bunlar üç gruptur: Bir grup cemaatle kılmayı sünnet sayar; kişi dilerse cemaatle kılar, dilerse bunu terk eder. Bir grup onu farz-ı kifaye (4) sayar; bir topluluk bunu yerine getirirse diğerlerinden yükümlülük düşer. Bir grup ise cemaatle kılmanın farz-ı ayın olduğunu söyler; namaz ise geçerlidir