Birincisi: Cemaatle namaz kılmak farzdır; onu terk eden günahkâr olur, ancak tek başına kıldığı namazla namaz borcundan kurtulur. Bu, Ahmed’in mezhebine mensup sonraki dönem âlimlerinin çoğunun görüşüdür (1). Ahmed, Hanbel’in kendisinden naklettiği rivayette bunu açıkça belirtmiş ve şöyle demiştir: “Namaza çağıranın çağrısına icabet etmek farzdır. Bir kimse, ‘Bana göre bu sünnettir; vitir ve benzeri namazlar gibi onu da evimde kılarım’ dese, hadise aykırı davranmış olur; ancak namazı geçerlidir.”
Ahmed’den nakledilen ikinci bir görüş daha vardır. Ebü’l-Hasan İbn ez-Zāgūnī (2), el-İknā‘ adlı eserinde (3) bunu şöyle aktarmıştır: Cemaatle kılmak, namazın geçerliliği için şarttır; dolayısıyla tek başına kılanın namazı geçerli olmaz. Kādī de bu görüşü mezhebe mensup bazı âlimlerden nakletmiştir. Bu görüşü tercih edenler ise Ebü’l-Vefā İbn Akīl,