Ebū’ş-Şa‘sā (1) el-Muhāribī’nin hadisidir. Şöyle demiştir: Mescitte oturuyorduk. Müezzin ezan okudu. Bunun üzerine bir adam kalkıp mescitten çıkmak üzere yürümeye başladı. Ebū Hüreyre, mescitten çıkıncaya kadar onu gözleriyle takip etti ve şöyle dedi: “Bu adam Ebū’l-Kāsım’a ﷺ isyan etmiştir.”
Bir rivayette (2) şöyle denilmiştir: “Ebū Hüreyre’nin, ezandan sonra mescitten çıkmak üzere yürüyen bir adamı görünce, ‘Bu adam Ebū’l-Kāsım’a ﷺ isyan etmiştir’ dediğini işittim” (3).
Bu hadisin delil oluşu şu yöndendir: Ebū Hüreyre, ezandan sonra çıkması (4) ve böylece cemaatle namazı terk etmesi sebebiyle o adamı Resûlullah’a ﷺ isyan etmiş saymıştır. Cemaatle namaz kılmanın mendup olduğunu söyleyen ise şöyle der: Ezandan sonra çıkıp tek başına namaz kılan kimse, ne Allah’a ne de Resûlü’ne isyan etmiş olur!
İbnü’l-Münzir de “Kitab”ında (5) cemaatle namaz kılmanın vacip olduğuna bu hadisi delil göstermiş ve şöyle demiştir: “Kişi cemaati terk etmekle cemaate katılmak arasında serbest bırakılsaydı, katılması kendisine vacip olmayan bir şeyden geri kalan kimsenin isyan etmiş sayılması mümkün olmazdı (6).”
“Cemaatle namaz kılmak menduptur; kişi dilerse kılar, dilerse terk eder” diyen kimse=