namazın geçersizliğini gerektirir. Ancak yasağı bilmeyen kimse hakkında bu hüküm uygulanmamıştır; çünkü ona namazı yeniden kılması emredilmemiştir (1). Ebū Bekre’nin durumu da buydu.
İbn Abbas ve Cābir’in tek başlarına namaza başlamış oldukları hâlde kendilerine namaza yeniden başlamalarının emredilmemesiyle ilgili olaya gelince: Öncelikle (2), bu rivayette onların namaza başlamış oldukları belirtilmemektedir. Yalnızca Hz. Peygamber’in solunda durdukları, onun da onları sağına geçirdiği anlatılmaktadır. Dolayısıyla onları daha ilk durdukları anda sağına geçirmiştir.
Onların bu şekilde namaza başlamış oldukları varsayılsa bile, tek başına namaza başlayan kimsenin başlangıç tekbiri ve namaza girişi sahihtir. Burada esas alınan yalnızca rükûdur. Nitekim rükûdan önce yanında başka biri duran kimsenin namazı sahihtir. İmama uyanların hepsinin namaza aynı anda başlamasını şart saysaydık, bir kimse yanındakiyle tekbire başlama ve tekbiri bitirme anlarında tam olarak uyuşmadıkça onun başlangıç tekbiri (3) geçerli olmazdı. Bu ise son derece büyük bir güçlük ve meşakkat doğururdu. Bu yüzden hiç kimse böyle bir şart aramamıştır. En doğrusunu Allah bilir.
Onuncu delil: Ebū Dāvūd’un Sünen’inde (4) rivayet ettiği, İmam Ahmed’in de