On birincisi: Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem namazının uzunluğu.
-
Müellifin —Allah ona rahmet etsin— bu meseleleri ele alış tarzı ve yöntemi üzerinde dikkatle düşünüldüğünde, şu özellikler ortaya çıkmaktadır:
-
İhtilaflı meselelerde delilleri sıralamaya özen göstermesi. Nitekim namazı terk edenin küfrü meselesinde, onun küfre girdiğini söyleyenlerin delilleri olarak Allah’ın kitabından on, Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetinden ise on iki delil zikretmiştir. Ardından, namazı terk edenin küfrü konusunda sahâbenin icmâ ettiğini nakletmiştir. Müellif daha sonra bu konuya yeniden dönerek tâbiînin ve onlardan sonra gelen âlimlerin namazı terk edenin küfrüne ilişkin sözlerini ve bu hususta icmâ bulunduğunu nakledenleri ayrıntılı biçimde sıralamıştır.
-
Mezheplerdeki rivayet ve görüşleri nakletmeye özen göstermesi ve bu husustaki titizliği. Şu ifadeleri buna örnektir: “Ahmed’den başka bir rivayet daha vardır”, “Bu konuda İmam Ahmed’den üç rivayet vardır”, “İmam Ahmed’in mezhebinde kendisinden nakledilen meşhur görüşe göre”, “İmam Ahmed’in mezhebinin zahirine göre”, “Ahmed’in mezhebine mensup sonraki âlimlerin çoğunluğunun görüşü”, “Bu, Şâfiîlerden İstahrī’nin tercihidir”, “Şâfiî mezhebinin zahiri” ve “Bu, Şâfiî mezhebindeki iki görüşten biridir.”
-
Fıkhî tercihleri ve benimsediği görüşler. Şu ifadeleri buna örnektir: “Daha güçlü ve fıkhî bakımdan daha isabetlidir”, “Fıkhî hükmün dayanağına daha yakındır”, “Delil bakımından doğru olan budur”, “Çok güçlü bir görüştür” ve “Görüşlerin en doğrusu budur.”