sonra yanlarında odun demetleri bulunan adamları yanıma alıp namaza gelmeyen kimselerin yanına gitmek ve evlerini üzerlerine ateşe vermek.” Buhārī ve Müslim’in sahih olarak rivayet ettiği bu hadisin (1) lafzı Müslim’e aittir.
İmam Ahmed’in (2) yine Ebû Hüreyre’den rivayet ettiği lafız şöyledir: “Evlerde kadınlar ve çocuklar bulunmasaydı, yatsı namazını kıldırır, genç adamlarıma evlerde bulunanları ateşe vermelerini emrederdim.”
Cemaatle namazın vacip olmadığını savunanlar, bunun cemaatle namazın vacip olduğuna delil teşkil etmediğini şu gerekçelerle ileri sürmüşlerdir:
Birincisi: Bu tehdit yalnızca cuma namazına gelmeyenler hakkında varit olmuştur. Bunun delili, Müslim’in Sahih’inde (3) Abdullah b. Mesud’dan rivayet ettiği şu hadistir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, cuma namazına gelmeyen bir topluluk hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir adama cemaate namaz kıldırmasını emretmeyi, ardından cuma namazına gelmeyen adamların evlerini üzerlerine yakmayı düşündüm.”
İkincisi: Malî cezaların caiz olduğu dönemde bu da caizdi (4). Daha sonra malî cezalar neshedilince (5) bu da neshedilmiştir.