Şāfiī şöyle demiştir: Mālik bize Atā el-Horāsānī’den, o da İbn Müseyyeb’den şöyle nakletti: Bir bedevî Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme geldi… Ardından hadisi zikretmiş ve sonunda, “Bozduğun orucun yerine bir gün de oruç tut” ifadesine yer vermiştir (1). Bu rivayet mürseldir; ancak İbn Müseyyeb’in mürsel rivayetlerindendir (2).
Davud b. Ebū Hind de bu hadisi Atā’dan rivayet etmiş, fakat “Onun yerine bir gün oruç tut” sözünü zikretmemiştir. İbn Müseyyeb, bu ilaveyi nakletmesi hususunda Atā’yı yalanlamıştır (3). İbn Hibbān ise şöyle demiştir: “Hafızası kötüydü; hata yapar, fakat bunun farkına varmazdı (4). Bu yüzden rivayetleri delil olarak kullanılamaz” (5).
Kasten kendini kusturan kimse hakkındaki hadis ise Ebū Hüreyre’nin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet ettiği şu hadistir: “İradesi dışında kusan kimsenin kaza etmesi gerekmez. Kendini kusturan kimsenin ise kaza etmesi gerekir.” Tirmizī, “Bu, hasen ve rivayet zincirinde bir râvinin tek kaldığı bir hadistir” demiştir.
Tirmizī ayrıca şöyle demiştir: Muhammed —yani Buhārī—, “Bu rivayetin hatasız biçimde korunup nakledildiğini düşünmüyorum” demiştir (6).