Üstelik iki namazı birleştirerek kılan kişi, bir mazeret sebebiyle her ikisini de bu namazlardan birinin vaktinde kılmıştır (1). Peki, sabah namazını kasten ve haddi aşarak kuşluk vaktinde, ikindi namazını da hiçbir mazereti olmadan gece yarısında kılan kimse hakkında ne diyeceğiz (2)? Ebû Bekir es-Sıddīk, Allah’ın bu namazı kabul etmeyeceğini açıkça belirtmiştir (3). Tek bir sahâbî bile ona muhalefet etmemiştir.
Yüce Allah, namazlarını ihmal edip zayi edenleri veyl ve gayy azabıyla tehdit etmiştir. Ümmet içinde ayetin tefsirini en iyi bilen sahâbîler, bunun namazı vaktinden sonraya ertelemek olduğunu söylemişlerdir. Bu açıklamaları daha önce aktarılmıştı (4).
Allah Allah! Şu işe bakın! Amelleri boşa çıkaran ve insanı ailesini ve malını kaybetmiş birinin durumuna düşüren günahtan daha büyük hangi günah vardır? Eğer gündüz namazını geceye, gece namazını da gündüze mazeretsiz olarak ertelemek büyük günahlardan değilse, hiçbir mazereti olmadan ramazan ayında oruç tutmayıp onun yerine şevval ayında oruç tutmak da büyük günahlardan olmazdı (5).
Biz ise diyoruz ki: Aksine bu, Allah’a şirk koşmaktan sonra bütün büyük günahlardan daha büyüktür. Kulun, Allah’a şirk koşmak dışında her türlü günahla O’nun huzuruna çıkması; gündüz namazını geceye, gece namazını da gündüze haddi aşarak, kasten ve hiçbir mazereti olmadan ertelemesinden kendisi için daha hayırlıdır.