Resûlullah ﷺ ile yolculuk ettim. Gecenin sonlarına (1) doğru dinlenmek için konakladık. Güneş bizi uyandırıncaya (2) kadar uyanamadık. Herkes şaşkınlıkla (3) kalkıp abdest almaya yöneldi. Peygamber ﷺ onlara sakin olmalarını emretti. Sonra oradan ayrıldı; biz de yola devam ettik. Güneş yükselince abdest aldı. Ardından Bilâl’e emretti, o da ezan okudu. Sonra sabah namazından önceki iki rekâtı kıldı. Ardından kamet getirildi ve namazı kıldık. Bunun üzerine, “Ey Allah’ın Resûlü ﷺ! Bu namazı yarın vaktinde yeniden kılmayalım mı?” dediler. Şöyle buyurdu: “Yüce Rabbiniz size faizi yasaklayıp (4) sonra sizden onu kabul mü eder!”
Hadis hafızı Ebū Abdullah Muhammed b. Abdülvâhid el-Makdisī (5) şöyle demiştir: “Bu rivayette Buhārī’nin söylediğini destekleyen bir delil vardır. Çünkü İmrān b. Husayn orada bulunmuş, fakat Abdullah b. Rebāh’ın Ebū Katāde’den naklettiği sözü zikretmemiştir.”
Bana göre bu iki hadis arasında bir çelişki yoktur (6). Resûlullah ﷺ o namazın ertesi gün yeniden kılınmasını emretmemiştir. Emrettiği, ertesi günkü namazın vaktinde kılınmasıdır. Uyku ve unutma sebebiyle namazın vakti ortadan kalkmış değildir; vakit yine eskisi gibi geçerlidir. Allah en doğrusunu bilir.