Kitāb al-Ṣalāhİbn Kayyim

vaktinden sonra kıldığı namazın = sahih olacağına, bu namaza ilişkin sorumluluğunun kalkacağına ve namazının kabul edilmeye elverişli olduğuna dair bir delil vardır?

Siz, “Ertesi gün olduğunda ise o namazı vaktinde kılsın” sözünden, namazı ertesi güne kadar geciktirmesinin emredildiği anlamını çıkarmış gibisiniz! Bu kesinlikle yanlıştır; Resûlullah ﷺ bunu kastetmemiştir. Hadis de bu anlayışın yanlışlığını açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü ona, uyandığında veya namazı hatırladığında onu kılmasını (1) emretmiştir.

Ardından hadisin devamında şu ilave rivayet edilmiştir: “Ertesi gün olduğunda ise o namazı vaktinde kılsın.” Bu ilavenin sahih olup olmadığı ve anlamı konusunda görüş ayrılığına düşülmüştür.

Bazı hadis hafızları şöyle demiştir: Bu ilave, hadisi Ebū Katāde’den rivayet eden Abdullah b. Rebāh’ın yahut râvilerden birinin yanılgısıdır.

Nakledildiğine göre (2) Buhārī (3) şöyle demiştir: “‘Hatırladığında ve ertesi gün de vaktinde (4) kılsın’ ifadesini nakletmesinde onu destekleyen başka bir rivayet yoktur.”

İmam Ahmed de Müsned’inde (5) İmrān b. Husayn’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

(1) Tā nüshasında: “yusallihā” (onu kılsın). (2) Hā ve Tā nüshalarında: “ruwiya” (rivayet edildi). (3) Al-Tārīkh al-kabīr (5/84). Beyhakī de al-Kubrā’da (2/216) bu sözü ondan isnadıyla nakletmiştir. (4) Dād nüshasında: “fa-l-yusallī…” (kılsın…). Hā ve Tā nüshalarında: “li-waqtihā” (vaktinde); vav harfi yoktur. Metne aldığım vavlı şekil, al-Tārīkh’teki lafza ve Beyhakī’nin ondan isnadıyla naklettiği rivayete uygundur. (5) (4/441). Hadisin tahrici ve zayıflığına ilişkin açıklama daha önce geçti (s. 157).
الصلاة عن وقتها= تصحُّ منه بعد الوقت، وتبْرأ ذِمَّته منها، وهي أهلٌ أن تقبل منه؟ وكأنَّكم فهمتم من قوله: "فإذا كان الغد فليصلِّها لميقاتها" أمره بتأخيرها إلى الغد! وهذا باطلٌ قطعًا، لم يُرِدْه رسول الله ﷺ، والحديث صريحٌ في إبطاله؛ فإنَّه أمَرَه أنْ يصلِّيها (١) إذا استيقظ أو ذَكَرها. ثم رُوِي في تمام الحديث هذه الزِّيادة، وهي قوله: "فإذا كان من الغد فلْيُصلِّها لميقاتها". وقد اختلف النَّاس في صحَّة هذه الزِّيادة ومعناها. فقال بعض الحفَّاظ: هذه الزِّيادة وهمٌ من عبد الله بن رباح، الذي روى الحديث عن أبي قتادة، أومن أحد الرُّواة. وقد حُكِي (٢) عن البخاري (٣) أنَّه قال: لا يُتَابَع في قوله: "فليُصلِّ إذا ذكرها ولوقتها (٤) من الغد". وقد روى الإمام أحمد في "مسنده" (٥) عن عِمران بن حُصَين قال:
(١) ط: "يصلها". (٢) هـ وط: "روي". (٣) التاريخ الكبير (٥/ ٨٤)، وأسنده عنه أيضًا البيهقي في الكبرى (٢/ ٢١٦). (٤) ض: "فليصلي .. ". هـ وط: "لوقتها" دون واو. وما أثبتُّه ـ بالواو ـ موافق للفظه في التاريخ، ولما أسنده عنه البيهقي. (٥) (٤/ ٤٤١) وتقدَّم تخريج الحديث، وبيان ضعفه (ص/١٥٧).

Şirket

  • Hakkımızda
  • Fiyatlandırma
  • Neden Çevirelim?

Destek

  • Bize ulaşın
  • Hata bildir
  • Bize destek olun
  • Bağış yap
  • Yapay Zeka Mücadele Arenası

Bizi takip edin

© 2026 Kutub. Tüm hakları saklıdır.
Şartlar ve koşullarGizlilik politikasıÇerezler