Altıncı husus: Şöyle denilirse: “Bu defaki rivayette onların secde izleriyle tanındıkları belirtilmemiştir; Allah onları ateşten bir veya iki avuçla almıştır.” Buna şöyle cevap verilir: Bu husus, meleklerin onları ateşten çıkarması hakkında daha önce yapılan açıklamaya göre anlaşılmalıdır. Zira meleklerin, Allah’ın ateşten bir avuçla aldığı kimselerden yalnızca secde izleriyle tanıdıklarını çıkardıkları söylenir.
Böylece bütün bu rivayetlerin anlatımı birbiriyle uyumlu hâle gelir.
Yedinci husus: Bilindiği üzere, nasların bütünü yahut onları açıklayan veya kayıtlayan naslar göz ardı edilerek, tek başına ele alınan naslara ya da bunların mücmel veya mutlak ifadelerine dayanılarak inanç esasları ve kaideler oluşturulamaz.
Müminlerin, peygamberlerin, meleklerin veya âlemlerin Rabbinin şefaatinin namaz kılmayan kimseler için olduğuna dair açık bir nas yoktur. Bu görüş için yalnızca “İşledikleri bir amel olmaksızın” ve “Hiçbir hayır işlememişlerdir” ifadelerine tutunulmaktadır. Bu iki ifadenin doğru anlamı daha önce açıklanmıştır.
Mücmel olanı onu açıklayan naslara, müteşabih olanı muhkem naslara göre anlasaydık ve nasların bütününü dikkate alsaydık, bunun Ehl-i Sünnet ve Cemaatin iman konusundaki yaklaşımı olduğunu da göz önünde bulundursaydık, meseledeki güçlük ortadan kalkardı.
Nasları uzlaştırmak mümkün olup bu uzlaştırma iki veya daha fazla şekilde yapılabiliyorsa, bunlardan Ehl-i Sünnet ve Cemaatin görüşüne uygun olanı tercih edilir. Çünkü onlar görüşlerini, içinde müteşabih ifadeler bulunabilecek tek tek naslara değil, nasların bütününe dayandırmışlardır.