ona şöyle denilir: ‘Ey Âdemoğlu! Hiç hayır gördün mü? Hiç nimet içinde yaşadın mı?’ O da ‘Hayır, vallahi ey Rabbim!’ der…” Hadisin devamı vardır (1).
Bu kişi, dünyada en çok nimet içinde yaşayanlardan olmasına rağmen, “Hiç hayır gördün mü? Hiç nimet içinde yaşadın mı?” sorusuna “Hayır” cevabını vermiştir.
İmam İbn Huzeyme —Allah ona rahmet etsin— şöyle demiştir:
“‘Hiçbir hayır işlememişlerdir’ ifadesi, Arapların bir şeyi tam ve eksiksiz olmadığı için o adla anmadıkları kullanım türündendir. Bu esasa göre ifadenin anlamı şudur: Hiçbir hayrı tam ve eksiksiz olarak işlememişler; kendilerine farz kılındığı ve emredildiği şekilde yerine getirmemişlerdir” (2).
Beşinci husus: Cehennemden çıkarılan, Allah’ın üzerlerine hayat suyunu döktüğü ve selin taşıdığı birikintiler arasında tohumun filizlenmesi gibi yeniden bitip gelişen bu kimseler hakkındaki bütün rivayetler incelendiğinde şu husus açıkça görülür: Cehennemden en son çıkanlar arasında yer alan ve bizzat Yüce Allah’ın kendi şefaatiyle çıkardığı bu kimselerin, ancak Allah’ın meleklere verdiği emirle çıkarıldıkları ve secde izlerinden tanındıkları naslarda belirtilmiştir.
Bu ifadenin delil teşkil eden kısmı daha önce açıklanmıştı. Onlar, namaz kıldıkları için bu şekilde nitelenmişlerdir. Zira Allah için namaz kılmış olmasalardı, kendilerinde secde izlerinin bulunması mümkün olmazdı.