babam İslâm'a yetiştiğinde, bineğe binemeyecek kadar yaşlıydı (1). Hac da ona farzdı. Onun yerine haccedeyim mi?” Resûlullah, “Sen onun en büyük çocuğu musun (2)?” diye sordu. Adam, “Evet” dedi. Resûlullah, “Söyle bakalım, babanın bir borcu olsaydı ve sen onun yerine ödeseydin, bu, onun borcunu ödemiş olur muydu (3)?” diye sordu. Adam, “Evet” dedi. Resûlullah, “Öyleyse onun yerine haccet (4)” buyurdu.
İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre, Cüheyne kabilesinden bir kadın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelerek şöyle dedi: “Annem hac yapmayı adamıştı; fakat hac yapamadan öldü. Onun yerine haccedeyim mi?” Resûlullah şöyle buyurdu: “Evet, onun yerine haccet. Söyle bakalım, annenin bir borcu olsaydı onu öder miydin? Allah'a olan borcu ödeyin; çünkü Allah, borcunun ödenmesine en layık olandır.” Bu hadisin sahih olduğu hususunda ittifak edilmiştir (5).
Yine İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelerek, “Babam, üzerine farz olan haccı yapamadan öldü. Onun yerine haccedeyim mi?” diye sordu. Resûlullah, “Söyle bakalım, baban geride bir borç bıraksaydı ve sen onu ödeseydin, bu, onun borcunu ödemiş olur muydu?” diye sordu. Adam, “Evet” dedi. Resûlullah, “Öyleyse babanın yerine haccet (6)” buyurdu.