Bu iki meselede de bilinen bir görüş ayrılığı vardır.
Onun, “İlgili rivayet bulunmasaydı, aklî değerlendirme, uyuyakalan ve unutan kimsenin namazı kaza etmemesini (1) gerektirirdi” sözüne gelince, durum iddia ettiği (2) gibi değildir. Çünkü daha önce açıklandığı üzere, uyuyakalan ve unutan kimse için namazın vakti, hatırladığı veya uyandığı zamandır; onun için bundan başka bir vakit yoktur. Allah en iyi bilendir.
Sizin, “Herkes, azgınlık ve şımarıklık sebebiyle ramazan ayında oruç tutmayan kimsenin bu orucu kaza etmesi gerektiğini nakletmiş, ümmet de bu hususta icmâ etmiştir” sözünüze gelince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bu hususu ortaya koyan (3) nakil nerede?
Sünen müellifleri (4) ve İmam Ahmed, Müsned’inde (5), Ebû Hüreyre’den gelen bir hadisle Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: “Kim mazeretsiz olarak ramazanın bir gününde oruç tutmazsa, ömür boyu oruç tutsa bile o günü kaza etmiş olmaz.” Bilinen rivayet işte budur.
Öyleyse, ramazanın tamamında veya bir kısmında oruç tutmayan kimsenin aynı sayıda gün oruç tutmasının yeterli olacağına dair, Resûlullah’tan yahut ashabından gelen rivayet nerede?
Sizin, “Namaz ve oruç, her zaman eda edilen sabit bir borçtur; geçmiş olsa bile