kendin için sağlıklı bir değerlendirme yapmış olmuyorsun (1); ‘Bu icmâdır’ dediğinde çevrendeki ilim ehlinden (2) sana, ‘Allah korusun! Bu, icmâ olamaz’ diyen kimseler buluyorsun.”
Şâfiî, “Risāle” adlı eserinde (3) şöyle demiştir: “Hakkında ihtilaf bulunduğu bilinmeyen (4) bir mesele, icmâ sayılmaz.”
Gördüğün gibi, ilim ehlinin imamlarının icmâ iddiası hakkındaki sözleri bunlardır.
Şimdi asıl konumuza dönelim ve soralım: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından kim, bir kimsenin herhangi bir mazereti olmaksızın (5) kasten terk edip vaktini geçirdiği namazı daha sonra kılmasının kendisine fayda sağlayacağını, bu namazın ondan kabul edileceğini (6) ve namaz borcunun düşeceğini söylemiştir?
Allah biliyor ki, onlardan bunu söyleyen tek bir sahâbîye ait rivayete rastlamadık (7)! Sahâbe ve tâbiînden nakledilen ve yukarıda aktardığımız görüşleri de zikrettik.
Hasan-ı Basrî de bizim söylediğimizi açıkça ifade etmiştir. Nitekim Muhammed b. Nasr el-Mervezī şöyle demiştir