bunları bilmeyen kimse (1). İşte bu icmâ, ‘İnsanlar icmâ etmiştir’ dediğinde, çevrende az çok bilgisi olan hiç kimsenin sana (2), ‘Bu, icmâ değildir’ demediği icmâdır. Bu tür meselelerde icmâ iddiasında bulunan kimsenin sözü ancak bu yolla doğrulanır.”
Münazarasında naklettiği uzun bir konuşmanın ardından şöyle demiştir (3): “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra, senin zamanındaki insanlara gelinceye kadar, hiç kimsenin ihtilaf etmediği (5) meseleler dışında herhangi bir kimseden icmâ iddiası nakledilmemiş olması (4), icmâ iddianın kusurunu göstermeye yetmez mi?
Tartıştığı kişi ona, ‘Ama sizden bazıları da icmâ iddiasında bulundu (6)!’ dedi.
Ben, ‘Peki, onun icmâ iddiasını beğendin mi?’ dedim. ‘Hayır’ dedi.
Ben de şöyle dedim: ‘Öyleyse eleştirdiğin hususların çoğunda (7), kınadığın şeyi nasıl kendin yapar oldun? Kendi yönteminden hareketle, icmâın (8) icmâ iddiasında bulunmaktan vazgeçmek olduğu sonucuna varmıyor musun? Dolayısıyla da ... yapmıyorsun