Ebû Hāris’in rivayetinde de şöyle demiştir: “Hiç kimse icmâ iddiasında bulunmamalıdır; belki de insanlar ihtilaf etmişlerdir” (1).
Şāfiī (2), Muhammed b. Hasan’la yaptığı münazara sırasında şöyle demiştir: “Bir kimse, çeşitli beldelerdeki insanların icmâ ettiğini bilmedikçe (3), ‘İcmâ ettiler’ diyemez. Uzakta yaşayanların da yakında yaşayanların da (4) görüşleri hakkında ancak bir topluluğun başka bir topluluktan naklettiği haber kabul edilir.
Bana, ‘Bu şartı yerine getirmek çok zordur (5)’ dedi. Ben de ona, ‘Zor olmasının yanı sıra, böyle bir haber de mevcut değildir’ dedim.”
Başka bir yerde (6), icmâ iddiasının zayıflığını açıklamış ve tartıştığı kişiden, karşılayamadığı birtakım deliller istemiştir. Bunun üzerine karşısındaki kişi şöyle demiştir: “Peki, hiç icmâ yok mu?
Ben de şöyle dedim: Evet, Allah’a hamdederiz (7), pek çoktur; bütün (8) farzlar konusunda; bunlarda mazur görülmez