Ayrıca bir başka delil de şudur: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hendek’ten döndüğü gün Medine’de ashabına şöyle buyurdu: “Hiçbiriniz ikindi namazını Beni Kurayza’dan başka bir yerde kılmasın” (1). Bunun üzerine aceleyle yola çıktılar (2). Bazıları, ikindi namazının bilinen vaktinin çıkmasından korkarak Beni Kurayza’ya varmadan namazı kıldı. Bazıları ise Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem, “Hiçbiriniz ikindi namazını Beni Kurayza’dan başka bir yerde kılmasın” sözü sebebiyle, namazı ancak Beni Kurayza’da (3), güneş battıktan sonra kıldı.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bu iki topluluktan hiçbirini (4) azarlamadı. Onların hiçbiri ne namazı unutmuş ne de uyumuştu (5). Bazıları namazı vakti çıkıncaya kadar geciktirmiş, ardından kılmıştı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu bildiği hâlde onlara, “Namaz ancak vaktinde kılınır (6), vakti çıktıktan sonra kaza edilmez (7)” demedi.