onlara dönmesi ve onların yolundan ayrılmaması emredildiğinden, bu hususta ayrıca bir delile ihtiyaç bırakmasa da— Hz. Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem şu sözüdür: “Güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekâtına yetişen, ikindi namazına yetişmiş olur. Güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekâtına yetişen de sabah namazına yetişmiş olur” (1). Burada kasten geciktireni veya unutanı istisna etmemiştir.
Hz. Peygamber’den sallallahu aleyhi ve sellem, güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekâtına yetişen kimsenin namazının kalanını (2) güneş battıktan sonra kılacağı herkesçe nakledilmiştir. Bu ise herkesin kabulüne göre vaktin çıkmasından sonradır. Kasten geciktiren, unutan veya ihmalkâr davranan kimsenin ikindi namazının tamamını kılması ile bir kısmını kılması arasında, akıl yürütme ve değerlendirme bakımından hiçbir fark yoktur.
Bir başka delil de şudur: Hendek günü ne Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne de ashabı, güneş batıncaya kadar (3) öğle ve ikindi namazlarını kıldı. Çünkü Resûlullah, müşriklerin başlattığı (4) savaşla meşguldü. O gün ne uyuyordu ne de namazı unutmuştu. Üstelik o sırada Müslümanlarla müşrikler (5) arasında fiilen sürmekte olan, tarafların birbirine girdiği bir çarpışma da yoktu. O gün öğle ve ikindi namazlarını gece kıldı (6).