ihtilaf yoktur; Kur’an’ın tefsiri hakkında en az bilgisi olan kimse bile bunu bilir (1).
Şöyle denilirse: “Öyleyse başka (2) bir hadisinde, ‘Kim uyuyakalarak namazı kaçırır veya onu unutursa, hatırladığında kılsın’ (3) buyururken neden özellikle uyuyakalan ve unutan kimseleri zikretmiştir?”
Şöyle cevap verilir: Uyku ve unutma sebebiyle günah sorumlulukları kaldırıldığından, bu iki kimse hakkında doğabilecek yanlış kanaati gidermek için onları özellikle zikretmiştir. Böylece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, günah sorumluluklarının kalkmasının, üzerlerine farz olan namazı kılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını ve hatırladıklarında bu namazı kılmalarının kendilerine farz olduğunu açıklamıştır. Her biri, vakti çıktıktan sonra hatırladığında namazını kaza eder.
Namazı kasten terk edeni onlarla birlikte zikretmesine gerek yoktur. Çünkü unutan ve uyuyakalan kimseler hakkında var olduğu düşünülen gerekçe (4), kasten terk edende bulunmaz. Kılması gerektiğini hatırladığı hâlde, üzerine farz olan namazı terk etmesinde onun hiçbir mazereti yoktur.
Allah Teâlâ, Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin diliyle, bu ikisinin hükmü bakımından (5), belirli vakitlere bağlanmış namaz ile ramazan ayına bağlanmış orucun hükmünü eşit tutmuştur; şöyle ki (6), her biri