İbn Ömer (1), bir kâğıttan okuyan bir adamı; ona şöyle dedi: “Ey (2) okuyan kişi! Namazı vaktinde kılmayanın namazı yoktur. Önce namazını kıl, sonra dilediğini oku” (3).
Şöyle dediler (4): Bunu, “Eksiksiz bir namaz yoktur” şeklinde yorumlamanız da şu sebeplerden dolayı doğru değildir:
Birincisi: Nefiy, o adla anılan şeyin hakikatinin yokluğunu gerektirir. Burada bu adla kastedilen, şer‘î anlamdaki namazdır ve onun hakikati (5) yoktur. Lafzın hakiki anlamı budur. Öyleyse (6) bu anlamdan ayrılmayı gerektiren nedir?
İkincisi: Eğer (7) kemalin nefyedilmesiyle müstehap olan kemalin bulunmamasını kastediyorsanız, bu yorum geçersizdir. Çünkü şer‘î hakikat, içerdiği bir müstehabın yokluğuyla ortadan kalkmaz; ancak rükünlerinden birinin ve kendisini oluşturan parçalardan birinin yokluğuyla ortadan kalkar. Şer‘î bir hakikate yönelik bütün nefiyler de böyledir;