Allah onları, işledikleri bir amel veya yaptıkları bir hayır olmaksızın cennete koymuştur.’ Onlara, ‘Gördükleriniz ve bir o kadarı daha sizindir.’ denilir.” (1).
Bu cümledeki “Allah onları, işledikleri bir amel veya yaptıkları bir hayır olmaksızın cennete koymuştur.” ifadesi, müminlerin kardeşlerine şefaat etmeleri bağlamında geçmektedir. Bu rivayet, Buhārī ve Müslim’in Sahih’lerinde farklı rivayet ve lafızlarla yer almıştır. Bütün bu rivayetleri ve farklı lafızlarını dikkatle incelersek, bunların doğru anlamı ve Ehl-i Sünnet’in, amelsiz imanın sahibine fayda vermeyeceği görüşüne uygun olan isabetli anlayış ortaya çıkar. Rivayetler birbirini açıklar ve ileride açıklanacağı üzere, şefaatçilerin şefaatiyle cehennemden çıkarılanların ancak namaz kılan kimseler olduğunu gösterir.
Şayet bir kimse, hadisin yukarıdaki lafzından çıkarılan anlamı şu şekilde delil gösterirse: Kardeşlerinin kendilerine şefaat ettiği bu kimselerin yalnızca pek az, bir dinar ağırlığınca veya daha az imanları vardı. Bu da onların dünyadaki amellerinin az yahut pek seyrek olduğunu ve namaz da dâhil olmak üzere birçok farzı ihmal ettiklerini gösterir. Buradan, namazı terk edenin de hiç şüphesiz şefaatle cehennemden çıkacak bu kimseler arasında bulunacağı anlaşılır.