Kitāb al-Ṣalāhİbn Kayyim

Allah onları, işledikleri bir amel veya yaptıkları bir hayır olmaksızın cennete koymuştur.’ Onlara, ‘Gördükleriniz ve bir o kadarı daha sizindir.’ denilir.” (1).

Bu cümledeki “Allah onları, işledikleri bir amel veya yaptıkları bir hayır olmaksızın cennete koymuştur.” ifadesi, müminlerin kardeşlerine şefaat etmeleri bağlamında geçmektedir. Bu rivayet, Buhārī ve Müslim’in Sahih’lerinde farklı rivayet ve lafızlarla yer almıştır. Bütün bu rivayetleri ve farklı lafızlarını dikkatle incelersek, bunların doğru anlamı ve Ehl-i Sünnet’in, amelsiz imanın sahibine fayda vermeyeceği görüşüne uygun olan isabetli anlayış ortaya çıkar. Rivayetler birbirini açıklar ve ileride açıklanacağı üzere, şefaatçilerin şefaatiyle cehennemden çıkarılanların ancak namaz kılan kimseler olduğunu gösterir.

Şayet bir kimse, hadisin yukarıdaki lafzından çıkarılan anlamı şu şekilde delil gösterirse: Kardeşlerinin kendilerine şefaat ettiği bu kimselerin yalnızca pek az, bir dinar ağırlığınca veya daha az imanları vardı. Bu da onların dünyadaki amellerinin az yahut pek seyrek olduğunu ve namaz da dâhil olmak üzere birçok farzı ihmal ettiklerini gösterir. Buradan, namazı terk edenin de hiç şüphesiz şefaatle cehennemden çıkacak bu kimseler arasında bulunacağı anlaşılır.

(1) Buhārī (7439) ve Müslim (183) rivayet etmiştir. Buradaki lafız Buhārī’ye aittir. Müslim’in lafzı ise şöyledir: “Allah azze ve celle şöyle buyurur: ‘Melekler şefaat etti, peygamberler şefaat etti, müminler şefaat etti. Geriye yalnız merhametlilerin en merhametlisi kaldı.’ Ardından cehennemden bir avuç alır ve oradan hiçbir hayır işlememiş, yanıp kömür hâline gelmiş bir topluluğu çıkarır…”
أدخلهم الجنَّةَ بغير عملٍ عملوه ولا خيرٍ قَدَّموه، فيُقَال لهم: لكم ما رأيتم ومثله معه» (١). فقوله في هذه الجملة: «أدخلهم الجنَّةَ بغير عملٍ عملوه ولا خيرٍ قَدَّموه» قد ورَد في سياق شفاعة المؤمنين لإخوانهم، وقدجاءت في رواياتٍ وألفاظٍ مختلفة في الصَّحيحين، ولو تأمَّلْنا كلَّ هذه الرِّوايات وألفاظها المختلفة تبيَّنَ لنا المعنى الصَّحيح لها، والفهم الصائب الموافق لما ذهب إليه أهل السُّنَّة من أنَّ الإيمان لا ينفع صاحبه دون عملٍ، وأنَّ الرِّوايات يفسِّر بعضها بعضًا، ويدلُّ على أنَّ المُخْرَجين من النَّار بشفاعة الشَّافعين إنَّما كانوا من أهل الصَّلاة، كما سيأتي بيانه. فإنْ احتجَّ محتجٌّ بمفهوم ما تقدَّم في لفظ الحديث، من أنَّ هؤلاء الذين شَفَع فيهم إخوانُهُم لم يكن لهم من الإيمان إلَّا شيءٌ ضئيلٌ، مثقال دينار أوأقل، وهذا يدلُّ على قِلَّة أعمالهم أوندرتها في الدنيا، وأنَّهم قد فرَّطوا في كثيرٍ من الواجبات، ومن جملتها الصلاة؛ فتبيَّن من هذا أنَّ تارك الصلاة سيكون من هؤلاء الخارجين بالشفاعة ولا ريب.
(١) أخرجه البخاري (٧٤٣٩) ومسلم (١٨٣). وهذا لفظ البخاري. ولفظ مسلم: «فيقول الله عزَّوجل شفَعَت الملائكةُ وشفَعَ النبيُّون وشفَعَ المؤمنون، ولم يبق إلَّا أرحم الرَّاحمين، فيقبض قبضةً من النَّار، فيُخْرِج منها قومًا لم يعملوا خيرًا قط، قد عادوا حممًا .. ».

Şirket

  • Hakkımızda
  • Fiyatlandırma
  • Neden Çevirelim?

Destek

  • Bize ulaşın
  • Hata bildir
  • Bize destek olun
  • Bağış yap
  • Yapay Zeka Mücadele Arenası

Bizi takip edin

© 2026 Kutub. Tüm hakları saklıdır.
Şartlar ve koşullarGizlilik politikasıÇerezler