Ardından şunu da söyleriz (1): Namazın vaktini kasten geçirip sonra onu kılan kimse hakkında ne dersiniz (2)? Onun kıldığı bu namaz itaat midir, yoksa günah mıdır?
Eğer “Kıldığı namaz Allah’a itaattir (3) ve kişi bununla itaat etmiş olur” derlerse icmâya, Kur’an’a ve sabit sünnetlere aykırı davranmış olurlar.
Eğer “Bu namaz (4) günahtır” derlerse şöyle denir: Günah işleyerek Allah’a nasıl yaklaşılır! Günah, itaatin yerini nasıl tutar (5)!
Eğer “O kişi namazı kılmakla itaat etmiş, geciktirmekle günah işlemiştir. Allah’a da yalnızca itaat olan kılma fiiliyle (6) yaklaşmıştır; günah olan, namazın vaktini geçirmekle değil” derseniz,
size şöyle denir: İtaat, emre uygun davranmak ve onu emredildiği biçimde yerine getirmektir. Peki, Allah ve Resulü namazın vaktini kasten geçirip onu vakti çıktıktan sonra kılmayı nerede emretmiştir ki kişi böyle yapmakla O’na itaat etmiş (7) olsun? Böyle bir emrin varlığı sabit olsaydı, bu meseledeki anlaşmazlığı kesin olarak çözerdi.